|
Asıl sorulması gereken; bir deprem anında yüzbinlerce İstanbullu hemen uydu şehire transfer edilecekmiş.! Yani bu uydu kent bir deprem anı için, yüzbinlerce İstanbulluyu barındırmak için boş olarak mı bekletilecek ?. Yüzbin kişi için en az yirmibeşbin bağımsız bölümün gerektiği bilindiğine göre, bu uydu kent felaket birşey olacak gibi.
Senaryo biraz uzun tutulmuş olabilir, belki gerçek olan, İstanbulun kuzeyinde 4 ile 6 bin kişiyi barındırabilecek sayıda konut ve servislerinin yer alabileceği, tarım, orman, ya da su havzalarının bir yerinde, zenginler için bir yerleşme öngörüsüdür. ( Ülkemizde 4 ile 6 milyon zengin olsaydı, bazı ilkel sorunlar olmazdı sanırım.)
Milyon kişi ve milyar dolar ( şimdilerde YTL ) söylemlerini oldum olası seviyor toplumumuz ve bu büyüklüklerden
çok etkileniyor. Mesafelerle ve alan büyüklüğü ile ilgili de, bir zamanlar '' Adriyatik'ten Çin denizine kadar '' şek
linde ifadeler çok tutulurdu.
Bu depreme dayanıklı uydu kentin bence en önemli eksikliği, ortadoğunun ve balkanların en büyüğü olup olmadı
ğı konusunda bir hedef ve vizyon ortaya konmamış olması, iki aylık çalışma süresi yetmemiş anlaşılan.
Ve Selçuklu, Osmanlı mimarisi denilerek genelleştirilmiş, han mı, kervansaray mı, külliye mi esin kaynağı olacak?.
Apartmanlar Kula evlerinden mi, Safranbolu evlerinden mi esinlenecek, hangi mimari kullanılacak belirli değil.
Üniversitelerde görevli yedi şehircilik uzmanı, iki ay sürede az çalışmış, çok eksik var projede çok, ama yine de, iyi bir ÖRTÜ ya da KILIF olabilir.
|