|
Bandırma'ya geçen yaz gezmek amacıyla ilk kez gittim. Sahilinde sanki küçük bir Kadıköy dediğimi hatırlıyorum. Denize kıyısı olmasından , topoğrafik özelliğinden İstanbul havası var. Cumhuriyetin ilk yıllarında da önemli bir yere sahip olduğu "eski tekel binasından", vb. binalardan anlaşılıyor.
"Ama Öztaylan döneminde yapılan çalışmalar insanın içini acıtıyor. Hiçbir profesyonel desteğe ihtiyaç duymadan, sadece kendi dediğim dedik şeklinde bir "ego" ile yapılan bu çalışmalar Bandırma'ya ihtiyacı olmayan çok şey katmış ve ihtiyacı olan çok şeyi de götürmüş."
Bandırma'da bu çalışmaların içinde birebir bulunanlardan duyduklarım bunlar. Kağıt üzerinde bir çizim olmadan yerleştirilen elektrik direkleri , zemin döşemeleri... vb.
Faydalı hizmetleri de var. Onları da görmezden gelemeyiz. Ama başkanlar da herşeyi en doğru şekilde bilemeyeceklerini düşünseler harcanan paralar çok daha doğru yerlere gidecek o zaman.
Bilmediğini bilmek de bir erdemdir...
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"
Faruk Özgökçe
|