|
Merih Karaaslan
Aradan uzun zaman geçti ama bu yazıyı yine de buraya koymak istedim:
Bugün Merih Karaaslan’ı yitirmemizin üzerinden 6 yıl geçti. O’nun bu zamansız ve trajik yokoluşu, her yılbaşında beni hüzünlendiriyor. O’nu ne kadar çok özlediğimi her seferinde yeniden hissediyorum. Dilerim huzur içinde yatıyordur.
Odamız -daha doğrusu Ankara şubemizin kıdemli yöneticileri- anmak için Teoman Öztürk’den başka mimar tanımazlar. Serbest mimarlar ise Merih Karaaslan konusunda fazlasıyla bölünmüş kanaatlere sahiptirler ve O’nu hakkıyla anmalarını beklemiyorum.
Oysa Merih Abi bu ortama öylesine uzun soluklu ve sürekli katkı yapan bir mimardı ki, onun ısrarlı gayreti ve heyecanına kimse yaklaşamadı bile... Bir yandan başarılı ve yoğun bir serbest mimarlık etkinliği sürdürürken, diğer yandan meslek örgütlenmeleriyle uğraşmaktan, hatta bu alanda etkin ve belirleyici olmaktan vazgeçmeyen benzeri bir başka örnek tanımıyorum.
Benim için O’nunla birlikte bu alanı paylaşmak , “çoğalarak” çalışmayı öğremek, farklı yaklaşımlara tahammüllü olmak, ancak bir yandan da inançlarından ve önceliklerinden vazgeçmeyip her türlü mücadele sonucunu göze almak, ama asla küsmemek, bıkmamak ve her seferinde tazelenerek yeniden uğraşacak motivasyonu bulmak demekti. Zekası, ikna becerisi, yılmaz mücadeleciliği ve her görüşe verdiği özen ve dikkatle sergilediği performans, eşsiz bir öğretiydi.
O’ndan sonra dağıldık. Sayesinde tanıştığımız ve birlikte çalıştığımız pekçok arkadaşımızla yeniden biraraya gelme isteğini ve çabasını göstermez olduk. Kimse bizi, bu işlerle uğraşmayı sürdürmenin önemine, gereğine onun gibi ikna edemedi, o heyecanı yaratamadı. O’nun enerjisinin bıraktığı boşluk olduğu gibi duruyor.
|