Tek Mesaj Görüntüle
Eski 29-12-2007, 00:50   #29
hasant
Arkitera Üyesi
 
hasant'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 18-09-2007
Mesaj: 76
Aslında sorun Keçiören'de değil çok daha derinlerde. Güney kıyılarımızda ihtişamlı yapılar olarak topluma sunulan, milyon dolarlık Kremlin Palaslar vb. resortların Keçiören'de yapılan garipliklerden hiç farkı yok. Estergon kalesi yada Kremlin palas aynı kültürel seviyenin üç boyutlu yansımaları değilmi.

Benzerlerinin daha büyük boyutlarda, büyük mimarlık ofisleri tarafından Las Vegas'ta gerçekleştiril diğini vede mimarlık ortamına ciddi olarak sunulan yapılar olduğunu anımsayalım. Post modern durumların kaçınılamaz sonuçları, küçük bütçelerde, mısır piramitleri yerine estergon kalesi, eyfel kulesi yerine orhun anıtları oluveriyor kolaylıkla. Las Vegas'tan öğreniyoruz hep beraber.

Modernin yalın, özentisiz, ağırbaşlı, işlevsel ve rasyonal anlayışı yerine, yetmişli yılların başından günümüze, uluslararası sermaye ve yerli ortakları tarafından sürekli olarak topluma sunulan, özenti, süs, ekleme, genel geçer zevk algılarının, sindirilmesi zor sonuçları değilmidir yaşananlar.

Bu öylesine bir gelişme ve sosyal-kültürel durumdur ki, güneyde, keçiörende, yada başka kentsel çevrelerimizde bazı yapılarımız böyle melezleniyor. Öteki veya diğerleri gibi ayrıştırmalar sorunun örtülmesine yol açıyor sanki.Örneğin AKM alanı öteki Ankara'da değil ama sorun aynı, bakış aynı. Estergon kalesi yerine Selçuklu hanı yada Kervansarayı.

Kente taşınmış olmanın dışında kentlileştirilmemiş toplulukların, kendi yaşamlarına sunulan yapıları beğenmesi, onlardan çok, sunanların ve sunulanı yönlendirenlerin taşıması gereken sorumluluktur.

Aynı kesimlere daha iyi ve düzgün olan yapılar sunulduğunda, onu da beğeni ile kabul ettikleri görülmektedir. Bu tespitte elitist bir amaç taşınmıyor, yada insanlar yerilmiyor. Meslek insanlarının ve yöneticilerin sorumluluğuna özel bir dikkat çekiliyor.
hasant offline   Alıntı Yaparak Yanıtla