"Durum Raporu: !..."
"Durum Raporu" demek zorundayım çünkü benim için biraz film şeridi gibi geçen yıllarda çok tartışılan kimine çözüm bulunan, kimi halen tartışılan, kimi de sürekli sürprizlerle değişen konular yığını halinde...
Ve hiçbir tartışma sürecinin belgeleri da kapalı olmayan, yani "toplantı konuşmalarının bile" açık (web) ortamda paylaşıldığı 9 yıllık yoğun süreç sözkonusu...
Ondan öncesini de eklemek mümkün ancak kendi ülkesindeki insanlara zırnık bilgi vermeden ama geleceklerini karartacak kararların altına tereddüt etmeden imza atanların; belgeleri ve süreci gizlemesi ile tahminler ve varsayımlar ile yetinmek durumunda bırakılmışlık var...
Önce Ayasofya'nın 3. notunu aradan çıkarayım:...
Hocam başka bir forumda da izledim cep mesajları ve kokteyllerle, vb. ilgili (ya da bir başkası mıydı, hatırlamıyorum) üyelerin aidatları kullanılıyor gibi bir cümle geçmişti...
Bu konu çok ciddi kanıt gerektiren "ağır" bir suçlama; çünkü "sponsörler tarafından karşılanmayan bu ve benzeri hiçbir harcama oda bütçesinden karşılanamaz, herşeyden önce yönetim birbirine girer öyle bir karar alınamaz..."
Bu tür giderlerin önce sponsörü bulunur, sonra eylem kararı alınır...
Yoksa topa tutarlar adamı, yönetim kendi içinden çöker...
Bu yanlış ifadenizi düzeltmeyi düşünüyor musunuz, bilmiyorum...
Ama şakası bile yapılamaz bir konu var orta yerde...
...
Şimdi buraya kadar yazılmış 3-4 yazıyı göze alarak olabildiğince kısa (tekrarlar olacak ama ne yapayım es geçiliyor sürekli...) yazmaya çalışayım...
Mimarlar Odası üyeleri bu yıl 33 binin üzerine çıktı.
33 bin üyenin binde birkaçından bile çok azı dışında tümünün "Meslek Yüksek Okulu Mezunu" yani "Tekniker" olarak kabul görüldüğü gerçeğinin farkında mıyız?
Yurtdışına gidip çalışmak isteyenlere uygulanan formalitenin farkında mıyız?
130+160 = 290/2 =
145 kredi, üniversitelerimizin vermekte olduğu eğitimin ortalama mezuniyet kredisi...
240+300 = 540/2 =
270 kredi, AB, ACE, UİA ortalaması...
Hal bu iken;
(*)MAI bucurgatı GATT bucurgatını, GATT bucurgatı GATS bucurgatını derece derece, eze eze sıkıştırmaya devam ediyor...
Ve tüm bu bucurgat dişlilerini yağlamak için de "Mesleki Sorumluluk Sigortası"nın uygulanması için "Tüketici Hakları ve Sağlığı Korumak Yasa Paketini" tarama sürecinin en önüne alıyor...
270-145=
125 kredilik farkı ya kapatırsın ya faaliyette bulunmazsın günlerine doğru hızla sürükleniyoruz...
UIA, mimarlık eğitimi'nin 5+2 geçilmesinin zorunluluğunu nazik bir dille anlatmaya çalışıyor...
YÖK suçüstü yakalanmamak için aniden diplomalardaki "... mesleğini yapmaya yetkilidir" ibaresini topyekün kaldırıyor...
Yaklaşan bu sürecin üyeleri mağdur etmemesi ve eşit koşullarda diğer ülkelerin mimarlarıyla başabaşa mücadele edebilmesi için bu konuda hiçbir alışkanlık ya da gelenek sahibi olmayan ( Öteden beri şimdiye kadar, hiçbir zorunluluğu olmayan keyfe keder "Meslek İçi Eğitim"e icabet göstermiş olanları hariç tutarsak...) meslektaşlara ortalama bir hizmet sunmaktan söz ediyoruz.
Mimarlar Odası bir eğitim kurumu değil ama bu süreç çerçevesinde hiçbir üniversitenin de diyelim mimarlık bölümünün olmadığı kadar 33 bin kişilik öğrencisi var!...
33.000 x 125 =
4.125.000 kredi/saat!... (Tamam, tamam abarttığımı biliyorum...)
Üniversitelerin veremediğini Mimarlar Odası'nın vermesi gibi bir saçmalık olabilir mi?
Bu nedenle SMG yönetmeliğinde Mimarlar Odası dışındaki üniversitelerin, Mimarlık Vakfı'nın, sektör birlikleri'nin, firmaların verdikleri seminer ve eğitimlerin akretite edilmesi için SMGM'ye başvurması gerektiği yer almıştır...
Bir yandan "bucurgat süreci" sadece kum saatinin gözüne bakarken diğer yandan mevcut durum ve olanakların harekete geçirilerek ihtiyaçların karşılanması; "zorunluluk sürecinin yaratığı ruh halinin tam ortasındayız hep birlikte..."
SMGM yönetmeliğinin revizyonunu gerektiren öngörülememiş sürprizlerle ortaya çıkan durumlar yönergelerle düzeltilmeye çalışılmaktadır.
Ancak yine de, kazanılmış hakların birbirini ezip yoketmeyeceği bir duyarlılık ve adalet ile ele alınması gerekmektedir...
Konuya sırf kendi/kişisel konumumuz açısında bakmaya kalktığımızda başkalarının haklarını çiğnemekte olduğumuzun farkına vararak çözümlere varmaya ve arkasında taşıdığı hukuksal sürece de dikkat etmek durumundayız...
Yani açıkça ortada "Oxford vardı da biz mi gitmedik..." durumu mevcuttur...
Süreç geri beslemelerle kendini onararak sürecin hukukunu oluşturarak ilerlemektedir...
Sermayenin çevrim hızı/debisi/akışkanlığı önündeki hiçbir engele göz yummayan "bucurgat süreci/sistemi" nasıl Gümrük Birliği'ni seve seve uygulattıysa bu süreci de uygulatacak...
Ancak bunları böylebir zorunluluklar silsilesi önünden apar topar kaçarken değil; doğal bir kültürel eylemlilik olarak "hep birlikte" gerçekleştirebilmiş olsaydık, şimdi tadından yenmez bir noktada dimdik durabilirdik...
Verilen seminerlerle ilgili olarak da:... seminerler sırasında isimsiz ve imzasız (isteyen ismini ve imzasını açıkça yazabiliyor) olarak doldurulabilen boş formlara, o seminer hakkında detaylı eleştiri ve öneriler geliyor, bunların katkısı ile olabildiğince eksikler ve yanlışlar düzeltilmeye çalışılıyor.
Ayrıca unutmamak gerekiyor, ister Oda tarafından ister diğer kurumlar tarafından verilmekte olan seminerler sırasında (sınavlı olanları hariç) kitabı da verilmektedir, birkaç saatlik tanıtım sunumu sırasında kitabın tamamı değil konuların "tematik anlamı üzerine sunuşlar" yapılmaktadır... Yoksa okulda öğrencilerin gördükleri ders tarzında bir sunum sözkonusu değildir...
Kitabı okuyup okumamak sorumluluğu üyenin kendisine aittir...
Çünkü yasal sorumlulukların herhangibir sorun çıktığında "nasıl işlediğini" bilecek erginlikte oldukları bilinmektedir...
Çünkü, Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 44: "Yasaları bilmemek mazeret değildir" der.
Bu konuyu sanki Mimarlar Odası'nın keyfe keder bir tavırla üyelerine eziyet olsun diye gündeme getirdiğini söyleyenlere hiç sözüm yok. "Pessss" demek dışında...
Bir de Mimar Sinan uzmanı ile Mimar Sinan Eserleri gezisi bence 30 kredi olmalıdır.
Pekiyi şimdi ne olacak bu gezi durumu?
Yine uzadı özür dilerim...
Meraklısı için:
(*) Mai ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu
Alıntı:
Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş
Ben SMGM ve kredilendirmeleri destekleyen olması gerektiğini düşünen biriyim ama üç şey olmasa idi iyi olacaktı
1- Oda tescili almak için zorunlu kılınması ve mimarların bunu almak için tercih etmesi
2- Eğitimlerin daha iyi daha seçilmiş ve yetkin olması. Neredeyse 2 aylık Revit eğitimi ile 15 kredi alınabilirken geziye gidene bile sırf gezdi gördü diye kredi verilmesi.
3- Odanın bunu zırt pırt cep telefonlarımıza kısa mesaj atması
Olmasa imiş daha iyi olurmuş.
Benim fikrim budur.
|