Keçiören mutlaka tezlere konu olmuştur, olmadıysa da olmalıdır; ve önemli bir konu başlığı da
kitsch olmalıdır. Çünkü yapılanlar tüm öykünmeleriyle, kendini güzel bulmalarıyla, allanıp pullanmaları "özenilmeleri" ile, abartılarıyla ve anonimlikleriyle kitsch'in tanımı içindedir. Karşı-sanat denilen Kitsch nerede biter, Sanat'a (büyük S ile) dahil Postmodernizm nerede başlar?
Acaba, mimarlık eğitiiminde bize baştacı edilen modernizmin en kötü yanlarının benimsenip uygulandığı bir örnek ruhsuz apartmanlar yerine, böyle penbeli morlu, ıncık cıncık süslemeli, az biraz da tek elden çıkma gibi görünen binaları mı yeğ tutmalıyız? Bu binaları beğenen ve savunan insanlara terapi mi uygulayacağız, yoksa sadece anlamaya çalışmakla mı yetineceğiz? Wowturkey sitesinde, 22 Nisan 2006'da Mekselina (
Keçiören'de ki Yapılaşma hakkındaki görüşleriniz,önerileriniz): "...onlar* sanki ankara'nın başka yerlerini şanzelize'ye çevirdi de bizim mi haberimiz olmadı" diyor. Şanzelize de Paris'te, Disneyland de... Belli ki ikisi de aynı bütünün farklı parçaları, her ikisi de gerekli...
*buradaki onlar-bizler ayrımına dikkat çekmek istiyorum
ps. eklemeden rahat edemeyeceğim, bence semtin adı
Kitçören olarak değiştirilmeli

.